Bir gün yağmurun altında kaldı bir adam ıslanma diye bağırdılar. Adam biçare dayanamadı uydu onlara tek tek damlaları sildi üstünden bir sol omuzundan bir sağ omuzundan ama elinde değil ıslanıyordu çıldırasıya salladı kollarını olmadı ceketini çıkardı kuru olduğunu ispatlamak için ama olmadı herkes göremeden yeniden ıslanmaya başladı yok olmadı karşı gelebilir misin koca yağmura ıslanıyorsun.Karşı gelemedi.Ahaliden mırıltılar.
YAZAR MUHATABINA: Neyse bununla anlatamadım estağfurullah estağfurullah ben anlatamadım
ADAM YAZARINA: Aaa canım olur mu öyle şey hiç tabi ki ben haksızım
Adam yüzyıllık bir tahta köprüden geçerken doksan dokuz yıl on bir ay yirmi dokuz gündür birbirinden ayrılmış iki tahta parçası takıldı gözüne hemen toplandılar başına kaynak yap dediler getirdiler kaynak makinesini adam başladı terler içinde kaynak yapmaya olmadı.Çıkan kıvılcımdan köprü yandı ateşi ondan bildiler. Yapamadı adam, eksikliğini gideremedi!Ahaliden homurtular.
YAZAR MUHATABINA: Neyse bununla da anlatamadım estağfurullah estağfurullah ben anlatamadım.
ADAM YAZARA: Aaa canım olur mu öyle şey hiç tabi ki o kadar kötü değilsin.
Karlar altında kaldı bir gün adam, adam hey adam dediler ki sakın dişlerin soğuktan vurmasın birbirine ağzına kar topunu sokup dişlerini kenetledi ama onu gidi pis canlı mahlukat kartopu nefesinden eridi dişleri yine birbirine çarpıyor bizimki yine kaybediyor, doğa yine kazanıyor , Ahali cık cıklar içinde yarısı kahveye yarısı pencere köşelerine yarısı çeper diplerine üşüşüyor.
YAZAR MUHATABINA: Neyse bununla da da anlatamadım estağfurullah estağfurullah ben anlatamadım.
ADAM YAZARA: Aaa canım olur mu öyle şey hiç tabi ki haketmiyorsun.
Adamın eline bir meşale tutuşturdular dediler ki tüm köyü aydınlat bizim ki önce yavaş yavaş yürüyüp olayı anlamaya çalıştı sonra dedi ki her yerde aynı anda olabilirsem her yer aydınlanır ve başladı hızla koşmaya çok hızlandı terledi yine bir muhtarın evine bir azanın evine bir en yaşlının yanına bir en gencin yanına olmadı terler içinde kaldı kendi hızında söndüremediği meşaleyi tökezleyip toprağa verdi o söndürdü senden büyüğüm dedi toprak. Bizim ki yine başaramadı.Ahaliden iç kahkahalar.
YAZAR MUHATABINA: Neyse bununla da da da anlatamadım estağfurullah estağfurullah ben anlatamadım.
ADAM YAZARA: Aaa canım olur mu öyle şey hiç tabi ki o kadar da yalnız değilsin.
Doğru ya: ADAMIZ HEPİMİZ!