12 Eylül 2011 Pazartesi

ZORDUR



Ya hepli ya hiçli günlerin sonunda
Üç beş antik parçadır geride kalanlar
Ve en büyük kazanç
Durmadan kaybettiğin insanlardır.
Su akar, yatağını bulmaz belki
Belki çırılçıplak kalır ırmaklar.
Meyletmekle başladığın yolda
Neyleyimle biter yolculuklar.
Bitmek zordur!

Yol kenarında bir sokak lambasıdır
Dikkat! Heyelan tabelasıdır
Her an hayvan çıkabilir uyarısıdır.
Herkes öğrencidir ben (de) hatırlatmasıdır.
Hayat tabelalarla bezenmiş bir yol misali.
Hem mecaz hem gerçek
Gider gelirsin şehirlerarasında.
Gitmeyeyimle başladığın yolda
Gitmeyeyimle başlar dönüşler.
(Lanet olası)
Gitmek de kalmak da zordur!

Rakibin, iddianın, amacın belli olmadığı
Ağır bir hezimettir geceler.
Uçarken uyuya kalan kuş kadar
Yanına heybesini almayan derviş kadar
Ovalarda maşuk dolaşan Ferhat kadar
Çelişkidir, karanlığın bizzat gölgende başlaması.
Lal eyleyerek bitirdiğin konuşmalarda
Bal eylemekle başlar acılar.
Kelimelerle susmak zordur!


Başkasının güz'ünde sararsan da
Kendi gözünde kararsan da
İklimler ve renkler aynıdır
Hepsini alıp yâdına
Sefere çıkacaksın her gündüz uykunda.
O zaman anlayacak beşerimiz de şaşarımız da.
Zapt eylediğin kalelerde
Rapt altında kalmaktır hayat.
Ve en nihayetinde
Yaşamak zordur!


                                                                                        Krizantem

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder