Gözlerin açıldığı yer senin için pek önemlidir, ziyadesiyle iklimden etkilenirsin ve insanın şakağına kar düşürecek kadar da etkili olursun insanın ikliminde . Varlığın başladığı sensin ara sıra öldüğümüz de sensin(uyku). Bize seni lütfeden insanlara gönül bağlılığımız, saygı duymuşluğumuz hep bundandır. Sen bir nehrin akışısın , bir nehire bakıp mektup bekleyen nostaljik bir sevgilisin ya da yüksek dağ çayırlarında kopardığı bir demet papatyayı hiç olmadık bir yere göndermek üzere tatlı suya atan köylü delikanlının bir haykırışı. Bir dolunay akşamında üç beş dost sohbeti kıvamında bir sahil kasabasının en güzelisin sadece ilk ve sadece son baharlarda. (Öyle deme son bile olsa bahar bahardır, ölüme gitse de bütün doğa sonuçta bir kıpırdanış vardır)
Sen bizim oruçlu ağzımızla çorbaya daldırdığımız ilk kaşık kadar hep temiz, özlemi hak eden ve aceleci bırakmak istediğimiz tarafımızsın.
Bazen bir çocuğun evde gördüğü ilk ceset kadar soğuk bazen bir dedenin evde gördüğü ilk torun kadar sıcaksın. Dün'lüğün bugüne, bugünün yarına durmadan sallanan sarkacısın.
Yani sadece aşk değildir kaygımız. Fiyakalı şekil de yaşamasını da biliriz seni, ey bu satırların muhatabı HAYAT!
(07.09.11 ) krizantem
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder