13 Mart 2021 Cumartesi

 

Ekmeğini yediğim yollar bitmedi bir türlü 

gittim, gittim, ulaştım sonunda

bitmez sandın değil mi ulaşamaz sandın ulaştım

şimdi yıllar pelerin giymiş

altını dolduruyor acılar

uçuyorum

bilmem ben nereye kadar uçarım

bilmem hangi sahipsiz topraklara düşer bedenim

beni bulur kırlarda oynayan çocuklar

alır koyar heybesine

o heybe ki sahipsiz neyi görse alır içine

o sahipsizlik ki hiç bitmez

Hangi rüzgar attı beni bilmiyorum

çünkü ben rüzgarı atmış olabilirim

sahi geçmişime hangi rüzgarı attım

esiyor yüzüme nefes alamıyorum

kendime sorduğum sorulara ne de güzel cevap veriyorum

vakit ki namazların en uzunudur

kılsam her şeyi mümkün

abdestim sorgulanır

ki ben yaraları aldım koynuma

iyileştirdim iyileştirdim verdim sizlere

sahi ne zaman bulurum geçmişe attığım rüzgarları

kimse bulamaz değil mi

ipi kopan uçurtmasını kovalayan çocuk

babasını özleyen yetim

eski havasını kaybeden cadde

bilmem kaç sevişmeye tanıklık etmiş boş üniversite bankları

kim budayacak ki şimdi ağaçları

her dalı dalımda büyük bir yük

hatırlıyorum geçmişi sırtımda taşıdım değirmene

öğüttüm zerresine kadar

yel değirmeniydi

beni buralara atan rüzgar çevirmişti kanatlarını

sanço panzalarını parçalamıştı değirmenlerin

alırım intikamımı değirmenlerden

ben bu aşkları değirmende eskitmedim

şiir şimdi yeniden para ediyor

enflasyona yenik düşmüş ama

şimdi bir ekmek bile almıyor bu şiirler

keşke zamanında geçmişe değil de geleceğe yatırsaydım hayallerimi

bizim bir arkadaş vardı öyle yaptı

şimdi geleceğinden kurtulamıyor

iki çocuk bir de ölmüş babası var geleceğinde

sahiden bazı ölümler kendi ölümüz bile olmasa

ölmüş sayılmaz mıyız

kim bizi anlar ki

tabutta üstümüze atılmış toprak

bilirim o toprakları

çocukların beni ipi kopan uçurtmayı ararken bulduğu topraklar orası

yeşil toprak sulu toprak karınca içmez kuş pislemez üzerine

terk edilmiş toprak

ne deseler boşmuş

sahi ne oldu bizim değirmenciye öğüttü mü anıları

önce kabuklarını alsaydı

belki küsemediğimiz birkaç dost kalmıştır içlerinde

vitamini kabuğunda ya öyle demişti bir ilkokul öğretmeni

öğretmenler hep der

koşma oğlum arkadaşına çarpacaksın

çarpacaksın

biz çarpıldık hocam senin haberin yok

nereden haberin olacak

bu ay da borcunu kapatamadım

dostun karısıyla tatile gitti sen yine bahane buldun

sahi öğretmenim biz çarpılırken neredeydin

ne

efendim

duyamadım

ne yönetmelik mi

etme hocam

yönetmelik dediğin laflık işte yağdanlık gibi çaydanlık gibi yönetmelik

aslında öğretmenim bunlar var ya tam yönetmemelik

tabi canım yöneteceksin de ne olacak

al işte o kadar yönettiler de ne oldu

bunlar tam yönetmemelik

dediklerimi unutma öğretmenim beni çağırıyorlar

ipi kopmuş bir uçurtma varmış

rüzgar alıp kaçırmış

onu arayacağız çocukluklarımla

belki yolda beni buluruz

mantar gibi

sarı yayla çiçeği gibi

sahipsiz ben vardır oralarda belki  

unutma öğretmenim yönetmemelik tam yönetmemelik.


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder